Share This Post

Gezi Kitapları

Komşudan esen yaz meltemi “Zeytin Ağacının Gölgesinde Yunanistan” / Yazan : Beliz KUDAT

Komşudan esen yaz meltemi “Zeytin Ağacının Gölgesinde Yunanistan” / Yazan : Beliz KUDAT

Yaz gelince, yine komşudan bana doğru bir meltem esmeye başladı. Her yaz, Yunanistan’a seyahate çıkmayı düşünür, sonra da “aman canım, komşu zaten, dibimizde, her zaman giderim” der ve planlarımı bir başka mevsime ertelerim. Bu sene de aynı düşünceler içindeyken bir kitap yayınlandı ve beni tembelliğimden uyandırdı. Sevgili editörüm, arkadaşım, seyahat ve edebiyat tutkunu Nazlı Gürkaş’ın “Zeytin Ağacının Gölgesinde Yunanistan” isimli bu ilk kitabını, Hep Kitap okurlarla buluşturdu. Tabi haberi alır almaz hemen Nazlı’nın söyleşisine katılarak kitabın ilk baskısını imzalattım. Eve döner dönmez de bir solukta okudum. Kitabı hevesle ve keyifle okumamın arkasında elbet pek çok sebep vardı. Öncelikle ülkemizde gezi edebiyatı örneklerine çok fazla rastlamıyoruz. Tabi ki seyahatlerini kaleme alan pek çok gezgin var, ancak Nazlı uzun yıllardır profesyonel olarak yayıncılık alanında çalıştığından kitabın kurgusu ve diline gerçekten özenmiş. Yaşadıklarını öyle güzel hikâyelendirmiş ki sanki Yunanistan’ı onunla birlikte ada ada, şehir şehir geziyoruz. Üstelik her bölümün başına bir de Yunan ezgisi koymuş. Okurken müziği de açtığınızda adeta Yunanistan’a ışınlanıyorsunuz.

Ve tabi en önemlisi de Nazlı’nın bir dönem, bir yıl boyunca Selanik’te yaşamış ve Türkçe öğretmenliği yapmış olması… Ülkenin diline, gündelik yaşamına, kültürüne, yemeklerine (özellikle de yemeklerine!) öylesine nüfus etmiş ki, öyküleri gelir geçer bir seyyahın gözünden değil de adeta ikinci vatanı Yunanistan olan birinden dinliyor gibiyiz. Girit’te bir köy düğününden, Farsala’daki isim günü kutlamalarına, Kazancakis ve Zorba’nın buluştuğu Kardamili plajlarından, Selanik ve Atina’nın coşkulu tavernaları ve gece hayatına, Nazlı’nın Yunan dostlarının evlerine, oturma odalarına, hayatlarına konuk oluyoruz. Her zaman duyduğumuz turistik rotaların dışına çıkıyor, hem Yunanistan ana karasında, hem adalarında farklı mekânlara, köylere, göllere, festivallere uzanıyoruz.

O yüzden kitabı çok ama çok sevdim. Okuduktan sonra kafamda yeni bir Yunanistan oluştu; yeni rotalar belirlendi. Benim gibi komşu ziyaretini ertelediyseniz, ya da farklı bir gözle yeniden ziyaret etmek isterseniz, yolculuğa çıkmadan önce bu kitabı mutlaka okuyun.

Share This Post