Share This Post

Yazılarımız / Yurtdışı

Tuna ve Sava’nın kucaklaştığı şehir Belgrad

Tuna ve Sava’nın kucaklaştığı şehir  Belgrad

Balkan turu yapan arkadaşımdan Belgrad’ın Balkan şehirleri içinde en güzeli olduğunu duyduktan sonra , internetten aldığım bilgiler de bunu doğrulayınca görmek istediğim şehirler listesine Belgrad’ı da çoktaan  eklemiştim bile 🙂 Gerçi  bahar aylarında gidip nehirde tekne turu ve nehir üstündeki restoranlarda, cafelerde , yemyeşil parklarda  keyif çatmak istiyordum , ama şartlar ocak ayı içinde gelişti, ve ani bir kararla hava şartlarının da Ocak ortalama  sıcaklıklarının üstünde gitmesi ile ocak ayında üç arkadaş  gitmeye karar verdik. Öncelikle Sırbistan’ın (Belgrad Sırbistan’ın başkenti)  bu kadar popüler olmasındaki en önemli etkenler Türk vatandaşlarına vize uygulamasının olmaması , Sırbistan’da yaşamın oldukça ucuz olması , çok lezzetli yemekleri ,ve aynı zamanda yaşanmışlıkları olan ruhu olan  bir şehir olması  diyebiliriz..  Bizim de bu kadar hızlı karar verip, harekete geçmemiz de etkili oldu tabii bu özellikleri.

Belgrad Havaalanı Bagaj Bantı Önünde

Biz seyahatimizi 10-13 Ocak tarihleri için , 4 gece 3 gün olarak planladık. Seyahatimizin 1 tam gününü de Sırbistan’ın ikinci büyük şehri Novi Sad’ı görmek için ayırdık.

GENEL BİLGİLER 

Belgrad , daha önce de belirttiğim gibi Sırbistan’ın başkenti, ve kuzey Avrupa’nın en önemli şehirlerinden biri. Şehir Tuna ve Sava nehirlerinin birleştiği noktada kurulmuş. Jeopolitik konumu itibariyle de Avrupa’da  İstanbul’dan sonra en önemli ikinci şehir. Bu nedenle de  zaten şehir  tarihte birçok kez saldırıya uğramış , tahrip edilmiş, ve tekrar ,tekrar küllerinden yeniden doğmuş. Bu topraklarda Osmanlı hakimiyeti de 300 yıldan fazla sürmüş. Şehirin birçok kez saldırıya uğramasının izlerini sokaklarında buram buram   hissediyorsunuz. İşte bu yaşanmışlıklar, farklı medeniyetlerin bu topraklarda hüküm sürmesi  Belgrad’ı bu kadar cazip kılıyor.

Anlamı “Beyaz Şehir” olan Belgrad’ın nüfusu 1,7 milyon. Toplam Sırp nüfusunun %25’i ise  Belgrad’da yaşıyor. Ancak şunu belirtiyim, ben çok daha kalabalık , daha cıvıl cıvıl bir Belgrad bekliyordum. Sakin olmasının sebebi, kış ayında olmamız, ve seyahatimizin haftaiçi (gerçi cuma gecesi de çok yoğun değildi) olması olabilir. Belki de sebep hala Noel’de olmaları . Çok ilginç, ama Sırpların baz aldığı takvime göre Sırbistan’da Noel devam ediyordu. Bizim döneceğimiz gün yeni yılı kutlayacaklardı, şehir meydanında partiler olacaktı.

Sırbistan’ın para birimi ise  Sırp dinarı. Euro ya da dolarınızı şehir merkezinde rahatlıkla bulabileceğiniz döviz bürolarında bozdurabilirsiniz. Biz gittiğimizde , 1 € = 118,5 Sırp Dinarı’ydı. Sırbistan’ın resmi dili ise Sırpça, ve Türkçe’den dillerine geçmiş olan birçok kelime var. Bunlardan bazıları bubreg (börek) , Kalemegdan (Kalemeydanı), Badem (badem)

Vize gerekmediğine göre ilk yapılması gereken uçak biletini almaktı , https://www.skyscanner.com.tr/ üzerinden en uygun fiyatı  AtlasGlobalden bulduk, kişi başı gidiş-dönüş 500 TL ‘ye biletimizi aldık.

Konaklama

Bilet alındığına göre  sıra konaklamaya gelmişti. Belgrad’da konaklama da oldukça ekonomik. Üç kişi olduğumuzdan daha konforlu olması açısından apartman dairesi kiralamayı tercih ettik. 2 tek kişilik, 1 çift kişilik yatak ve salondaki kanepeyi de sayarsak, max 5 kişi bile kalabilir, ve böylece maliyet daha da düşer. www.booking.com üzerinden City Center Apartment MİKA’dan  daireyi kiraladık. 3 gecelik kira  toplam 150 €, ödeme peşin ve nakit olarak yapılıyor.  Mika fotoğraflardan da görebileceğiniz gibi oldukça konforlu, temiz , ve eski şehir merkezine sadece 7-8 dakikalık yürüyüş mesafesinde . Internet hızı iyi. Yalnız biraz havalandırma ile ilgili sorun vardı. Ha bir de, apartmanın girişi pek ümit vaat etmiyor, bayağı virane bir görüntüsü var ama şehirdeki yapıların çoğununun eski olduğu düşünülürse gayet normal. Apartman girişini görünce “No panic” 🙂

 

www.booking.com üzerinden beğendiğimiz  merkeze yakın diğer apart alternatiflerini aşağıda görebilirsiniz.

Apartlar :

Apartment M.A.K.S

https://www.booking.com/hotel/rs/apartment-maks.tr.html

Apartments Skadarlija 

https://www.booking.com/hotel/rs/apartmani-skadarlija.tr.html

Maya Apartments 

https://www.booking.com/hotel/rs/maya-apartments.tr.html

Authentic Belgrade Centre 

https://www.booking.com/hotel/rs/authentic-belgrade-centre-apartment-republica.tr.html

Yine http://www.booking.comüzerinden hem gidiş, hem geliş için şöförlü araç ayarladık. Gidiş ve geliş için toplam 30 € ödedik. Ek bilgi: dönüşte Atatürk havaalanından Atlas’ın İstanbul için ücretsiz servis hizmeti var mı diye internete bakarken, Belgrad ‘ın merkezinden havaalanına (Nikola Tesla) ücretsiz servisi olduğunu görüp, hayli şaşırdım. Biz yararlanamadık, belki siz değerlendirirsiniz.

Gelelim gidiş-dönüş yolculuğumuza , İstanbul- Belgrad uçus süresi  1 saat 20 dakika. Havaalanı  Nikola Tesla havaalanı. Havaalanının şehir merkezine uzaklığı 10 km, yani oldukça yakın.

Gezilecek yerlere geçmeden son bir kısa not, benim gibi çok üşüyenler merak edebilir. Hava sıcaklığı oldukça iyiydi. Ne yağmur , ne kar gördük. Gündüzleri 10-12 derece civarlarındaydı. Gece de 4-5 derece.  Valla döndüğümüzde bizi daha soğuk bir İstanbul karşıladı 🙂  Ancak, Belgrad için en ideal dönem mayıs-eylül dönemi. Nehir üzerindeki restoranlar, gece kulüpleri bu tarih aralığında açık, diğer aylarda ise kapalı.

GEZİLECEK YERLER:

İlk sabah şehrin belli başlı yerlerini öncelikle bir keşfedelim, ve bilgi alalım diye rehberli tura katıldık. Bu tur bitiminde de kendimiz gezmeye devam ettik. Belgrad’da üniversite öğrencileri ücretsiz rehberlik hizmeti veriyor. Turun sonunda gönlünüzden ne kadar koparsa bahşiş veriyorsunuz, ama şart değil.  Eski şehrin görülmeye değer yerlerinin yürüyerek anlatıldığı bu 2 saatlik tur için buluşma yeri , atlı heykelin bulunduğu Cumhuriyet meydanı. Buluşma saati 11:00. Rehberi taşıdığı sarı şemsiyesinden tanıyorsunuz. Tabii siz bulunduğunuz otel ya da dairedeki broşürlerden yeri ve saati kontrol edin.

Belgrad’da gezilmesi gereken belli başlı yerler :

Şehir Tuna ve Sava nehirlerinin birleşim noktasında yer alıyor. Nehrin ikiye böldüğü şehrin bir tarafı Eski Şehir (Stari Grad) , diğer tarafı ise Yeni Şehir (Novi Beograd).  Şehrin asıl görülmeye değer bölgesi Stari Grad kısmında yer alıyor. Mutlaka Stari Grad bölgesinde konaklayın, ve bu bölgeyi öncelikli olarak gezin. Novi Grad’da ise Zemun görülmesi gereken bir ilçe.

Stari Grad (Eski şehir): Knez Mihailova caddesi, Cumhuriyet Meydanı,Skadarlija,Taş Meydan,Nikola Tesla Müzesi,Kalemegdan kalesi ve parkı, Aziz Sava Kilisesi. (Aşağıdaki linkten harita üzerindeki yerlerini inceleyebilirsiniz)

http://www.touropia.com/attractions-in-belgrade/

Novi Beograd (Yeni Şehir)  Zemun ( Holy Virgin Mary Kilisesi, Gardos Kulesi,Karamata’nın Evi,St Roch şapeli)

Knez Mihailova Caddesi

Belgrad’ın en büyük ve  en canlı caddesi. Araç trafiğine kapalı, parke taşlar ile döşeli bu caddede hem mimariye hayran kalacak, hem de mağazalarda ve restoranlarda keyifli vakit geçireceksiniz. Konaklayacağınız yeri bu caddeye yakın seçmenizi tavsiye ederim.Bu caddeyi ve ara sokaklarını gezmek gerçekten müthis bir zevkti.

Knez Mihaiova

Cumhuriyet Meydanı (Trg Republike)

Belgrad’ın merkezi sayılan Knez Mihailova Caddesinin bitiminde, Sırp prensi Mihailo Obrenovic’in atlı heykelinin bulunduğu, çevresinde Ulusal Müze ve tiyatronun olduğu,birçok kişinin buluşma noktası olan cıvıl cıvıl bir meydan.

Cumhuriyet Meydanı

Prens Mihailo Heykeli

Heykel Cumhuriyet meydanında, Ulusal Müzenin önünde yer alıyor. Prens Mihailo 1823-1868 yıllarında yaşamış, heykel 1882 yılında inşa edilmiş.1867 yılında son 7 Sırbistan şehrini Türklerden kurtarması ile tanınıyor .Prens Mihailo bir at üstünde ve işaret parmağı ileriyi gösteriyor.  Bu duruş Türklerin İstanbul’a,yani  ait oldukları yere geri döneceklerini simgeliyormuş. Atın bir ayağı ise havada, bunun anlamı da prensin suikasta kurban giderek öldürülmesiymiş.

Prens Mihailo Heykeli önünde

Skadarlija 

Uçağımız Belgrad’a akşam saatlerinde inmişti. İlk akşam için planımız Knez Mihailova caddesini görüp, Skadarlija’da (Skadarska diye okunuyor)  yemek yemekti. Skadarlija  Knez Mihailova caddesi civarında, ve konakladığımız Mika Apartments’a sadece 5 dakika mesafede ,birçok ünlü simayı ağırlamış bohem bir semt.  Parke taşlı yolları, rengarenk dekorasyonu ve çiçeklerle donatılmış restoranlarıyla bu bölge  bizi çok etkiledi,çok beğendik. Bu bölgede lezzetli Sırp yemeklerini tadabileceğiniz birçok restoran mevcut.En iyileri  ise; Sesir Moj (Eski şapka), Tri Sesira (Üç Şapka), Dva Jelena (İki Geyik).  Biz tercihimizi  DVA Jelena restorandan yana kullandık, ve çok memnun kaldık.

İkinci günde, rehberli turumuzun durak noklarından biri Skadarlijay’dı.

Skadarlija sokaklarında rehberimiz Stefan erik rakısı (rakija) ikram etti. İçinde bal olan, oldukça sert olup shot olarak içilen bu rakının tadından pek hoşlanmadım.

Kalemegdan 

Kalemegdan, içine  Belgrad Kalesi ve büyük bir parkı alan, Tuna ve Sava nehirlerinin birleşim noktasını tepeden gören , Knez Mihailove caddesinin bitimindeki büyükçe bir alana verilen ad.Kalenin içerisinde müzeler, parklar, anıtlar, galeriler, heykeller bulunuyor. Bu noktadan Tuna ve Sava nehirlerinin manzarası da harika. Kalemegdan, Türkçe kale ve meydan kelimelerinden geliyor.

Belgrad Kalesi

Kalemegdan’da Tuna ve Sava nehirlerinin birleşim noktasında

Dorcol

Dorcol bölgesi Kalemegdan’ın diğer tarafında yer alıyor. Bölge ikinci dünya savaşında bayağı zarar görmüş, birçok kez  yeniden yapılanmış ve bugünkü halini almış. Şu an daha çok yerel halkı görebileceğiniz, birçok kafe ve restoran olan bir bölge.Dorcol kelimesinin kökeni Türkçe Dörtyol’dan geliyormuş.

Dorcol sokaklarında

Bayraklı Camii’de bu bölgede bulunuyor.Şehirdeki en eski yapı Bayraklı Camii. Camii Kanuni Sultan Süleyman tarafından 1660-1688 yılları arasında yaptırtılmış.

Bayraklı Camii

Ulusal Müze

Kütüphanesi ile ünlü olan müze restorasyon çalışmaları nedeniyle ziyarete açık değil. (Restorasyon 14 yıldır sürüyormuş)

Ulusal Müze

Ulusal Meclis Binası

Aziz Sava Kilisesine giderken tesadüfen gördüğümüz ve önünde onlarca foto çektiğimiz Neo-Barok tarzındaki  “Parlemonta Binası”  , ışıklandırması ile de oldukça etkileyiciydi.

Meclis Binası Önünde

Başkanlık Binası

Ulusal Meclis Binasının karşısında yer alıyor.

Başkanlık Binası

Nikola Tesla Müzesi

Nikola Tesla müzesi Belgrad’da mutlaka gezilmesi gereken yerlerden biri bence. Bu küçücük müze beni çok etkiledi. Nikola Tesla’nın önemli bir mucit olduğunu bilmekte birlikte, bugünkü yaşamımıza ne kadar çok etkisi olduğunu tekrar fark etmemi sağladı. Hergün kullandığımız kumanda,radyo, cep telefonu, radarlar vb birçok cihazın ilk halini tasarlayan çok önemli bir mucit. Bu müzede, Tesla’nın geliştirdiği cihazların demolarını deneyimle imkanını bulacaksınız. Giriş ücreti 500 Sırp dinarı. Müze rehberle geziliyor. Bizim gittiğimiz dönemde müze kapanış saati saat 18:00’di.

Nikola Tesla Müzesi Önünde

Aziz Sava Kilisesi

Yapısı itibariyle camiiye benzeyen bu kilisenin dünyanın en büyük Ortodoks kiliselerinden olduğu söyleniyor. Kiliseye ismi verilen Aziz Sava, Sırp Ortodoks kilisesinin kurucusu. Kilise şu an tadilatta, her yeri gezilemiyor. Birçok kilise ziyaret ettim, ama bu kadar çok taparcasına bir ibadete ilk defa Aziz Sava’da rastladım. Ziyaretçiler Hz İsa resimlerinin ve heykellerinin heryerini öpüyor, önünde eğiliyordu. Kilisenin bahçesinde çocuk korosunun Noel konseri ise çok hoştu.

Aziz Sava Kilisesi Önünde

Moskva Hotel

Belgrad’ın en eski yapılarından biri olan Moskva Hotel görülmeye değer. Biz yemedik, ama bu otelde  Moskva Snit adlı tatlısı mutlaka yenilmesi gereken, oldukça lezzetli bir tatlıymış.

Moskva Snit

Taş Meydan

Söylentilere göre,  Belgrad’da bulunan tüm eski binalar buradan çıkartılan taşlarla inşaa edilmiş. Taşların sökülmesinden sonra oluşan boşluklar askeri depo ve sığınak olarak kullanılmış. Taş Meydan’daki en önemli yapı St. Mark kilisesi.

Sava Mala

Savamala yani, “Sava Mahallesi” , Sava nehiri kenarından, Kalemegdan ve Kosancicev arasında yer alan, tarihi eski bir bölge, son zamanlarda yapılan restorasyon çalışmaları ile bölgenin çehresi değişiyor gibi. Birçok cafe, bar ve jazz kulübünün olduğu bu bölgede, Jazz Basta Bar’a gittik, ama adı bizi yanılttı. Biz Jazz müzik dinleyeceğimiz , daha bir konser mekanı beklentisiyle gittiğimiz için beklentilerimizi karşılamadı. Bahçesi ve iç dekorasyonu ile oldukça hoş bir cafe. Yaz aylarında daha keyifli olduğunu düşünüyorum.

Jazz Basta’da

Novi Beograd

Savamala’dan köprü ile karşıya geçtiğinizde Novi Beograd’a ulaşıyorsunuz. Yani Yeni Belgrad. Hiçbir çekiciliği olmayan, yeni binaların, plazaların olduğu bir bölge.

Zemun

Yeni binaların olduğu bu bölge ilgimizi çekmediğinden Zemun’u gezmedik. Ancak bu bölgede gezilmesi gereken yerler Holy Virgin Mary Kilisesi, Gardos Kulesi,Karamata’nın Evi,St Roch şapeliymiş.

Holy Virgin Kilisesi

 

Gardos Kulesi

Yeme, İçme Önerileri:

Belgrad’da yemekler müthiş lezzetli. Ne yediysek hepsinden memnun kaldık. Şehirde birçok cafe, restoran, bar , kafana, pekara mevcut.

Balkan’lardaki yerel cafe-barlara kafana deniyor.

Unlu mamuller satan fırınlara ( pastane diyebiliriz)  pekara deniyor. Pekara’da mutlaka börek yiyin. Börek’e Sırpça’da bürek deniyor.

Şehirde dilim pizza satan dükkanlarda çok rağbet görüyor. İş çıkışı pizza yemek isteyenler dükkanların önünde kuyruk oluşturuyor.

Aslında bir Çek tatlısı olan Belgrad’ın sokak lezzetlerinden tredelnik ‘i mutlaka yiyin. Şekli soğan halkası gibi. Tadı enfes.

Tredelnik

Etleri çok lezzetli. Geyik ve yaban ördeği gibi av eti lezzetleri sunan restoranları meşhur.

Yerel biraları Jelen Pivo (Yelen Pivo diye okunuyor. Pivo Sırpçada bira demek) nun tadı oldukça güzel.

En meşhur yemekleri Cevabi, bizim İnegöl köfte gibi.

Cevabi

Günlük alışverimizi Shop&Go’lardan yaptık. Su için Jana markayı tercih edin.

Bizim gittiğimiz restoran ve cafeler :

DVA Jelena

Her blogda DVA Jelena öneriliyordu. Biz de ilk akşam DVA Jelena’ya gittik. Gerek atmosferi, gerek yemekleri, gerekse canlı müziği bakımından çok beğendiğimiz bir restoran oldu. Restoran Belgrad’ın bohem bölgesi Skadarlija’da. Biz cevabi ve Jelen pivo tercih ettik, ama restoran av etleriyle de meşhurmuş. 1 porsiyon cevabi ve Jelen pivoya sadece 6-7 euro gibi bir para verdik.

DVA Jelena’daki canlı müzik için aşağıdaki linke tıklayın.

Lorenza&Kakalamba

Böylesi garip, absürd, farklı bir restoran hayatımda hiç görmedim. Ne yazsam, atmosferi anlatmaya yetmez. En iyisi bol bol foto ve videosunu ekleyeyim. Belgrad’a giderseniz mutlaka bu restorana gidin. (Tuvaletini de bir ziyaret edin 🙂 ) Mutlaka rezervasyon yaptırın, yer bulmak çok zor. Benim tercihim porçini mantarlı bonfile oldu, arkadaşımda risotto yedi. Tatları enfesti. Bu ambiyansa ve yemeklerin lezzetine göre yine oldukça makul bir hesap ödedik.

Video için linke tıklayın

 

Boutique Cafe&Restaurant

Boutique Cafe Belgrad’ın en popüler cafesi. Şehirde birkaç tane var. Bunlardan biri Knez Mihailova caddesinin başlangıcında, köşede . Dünya mutfağından lezzetleri bulabileceğiniz, her daim kalabalık, fondaki müzik ile eğlenceli. Biz pizza, gnochi,hellim ve tavuklu salata,mantarlı risotto yedik. Yemekler enfesti, sadece risotto kuruydu. Biraz sos ekleyip tatlandırınca lezzetli bir hale geldi.

Belgrad ile ilgili aklıma gelen diğer notlar 🙂

Türklere  karşı olumsuz bir yaklaşım ne ülkeye girişte , ne de  ülkede problem yaşamadık.

Sırbistan’a girişte havaalanı pasaport kontrolünde , dönüş biletini de görmek isteyebiliyorlarmış, tedbir olarak dönüş biletinin çıktısını aldık, ama bize soran olmadı.

Ülkede genel olarak yeme , içme ekonomik ; ancak alkol extra daha da ucuz. Bu nedenle restoranlarda ödeyeceğiniz hesap size süper ucuz gelecek.

Marketlerde ve bazı restoran ve cafelerde siyah çay bulamadık. Genelde meyvalı çay tüketiyorlar. Siz de benim gibi çaya düşkünseniz, yola çıkmadan çantanıza çayınızı atıverin.

“Belgrade Talking ” aplikasyonunu telefonunuza indirip, gezdiğiniz yerler hakkında ücretsiz elektronik rehberlik hizmeti alın.

Ocak ayında hava akşamları saat 16 da kararıyor

………………………………………………………………………………………………………………………………………………………………….

Hoşçakal Belgrad . Sanırım yazın yine geleceğim 🙂

İstanbula dönüş öncesi havaalanında son kahve:)

Novi Sad’ı ayrıca anlatacağım 🙂

Gezgic.co’yu takipte kalın lütfen 🙂

 

Share This Post